Şimdi de gezi rotamızı adanın merkezinden, yani Mytilini’den doğu bölgesine kaydırıyoruz. Midilli’nin en önemli kaynağı olan zeytin ağaçlarının sayısının on milyon adet olduğu sanılmakta olup, büyük bir bölümü adanın doğu kısmında yer almaktadır. Güney doğudan kuzeye doğru başladığımız geziye, şehrin kuzey çıkışından devam edersek, otantik köylere rastlayacağız..

Afolanos, Pamfila, Thermi, Mistegna, Yeni Kidonya, Pedhi Köyleri:
Bunlardan biri de Türkiye sahillerine mükemmel bir manzara ile hakim olan bir tepede kurulan Afolanos’dur. Daha sonra Afalonas, Pamfila, Thermi(kaplıcaları ile ünlü),sahilden daha içeriye giderseniz Pighi ve Komi (Komili Zeytinyağlarının kurucusunun doğduğu) köylerini görebilirsiniz.tekrar sahile inersek, bu sefer de Mistegna ve Yeni Kidonya’yı (Ayvalık’tan mübadelede göç edenlerin Ayvalık’ı hatırlatması için kurdukları) göreceğiz. Biraz daha ilerlersek Pedhi sahil köyünü göreceğiz.
MANDAMADHOS
Buradan artık sahilden ayrılırsak çanak-çömlek yapımı ile ünü tüm adayı kapsayan Mandamadhos köyüne uğruyoruz. Küçük dükkanlarda satılan köydeki mandralardan gelen güzel peynir çeşitlerinden almadan dönmüyoruz.Yine buradaki Taksiyarhis Kilisesine mutlaka uğruyoruz..

Kilisede, manastır içinde katledilen keşişlerin kanıyla ve çamurla karıştırılarak yapıldığına inanılan Siyah İkona çok ilginç olup,turistlerin en çok fotoğraf çektiği nesnedir.Yine sıcak havada gittiyseniz, insanların nefes aldığı, püfür püfür esen bahçedeki cafe de, ünlü bal ve cevizli karışımıyla yapılan yoğurt’u yemeden dönmeyin.Aynı mekanda yöreye ait hediyelik eşyalar da satılmaktadır.Burada da epey dinlendik,artık yolumuza tekrar devam ediyoruz.Yolumuz üzerindeki Kapi, Skamnia, Lepetimnos, Vafios köylerini gezdikten sonra,kuzeydeki adanın en ünlü yerleşimi olan Molivos’a uğruyoruz.
MOLİVOS
Taş evleriyle ,tepedeki görkemli kalesiyle, güzel sahili ve lokantalarıyla adanın en çok gezilen yeri olan Molivos, mutlaka gezilmesi gereken yerlerin başındadır. Kaleden aşağıya doğru inerken güzel bahçeli,taş evleri göreceksiniz. Yine buradan sahile doğru devam ederseniz, her iki yanında hediyelik eşyaların satıldığı dükkanları,asma ağaçlarının gölgelediği güzel taş döşemeli dar bir yoldan geçeceksiniz. Aşağıya indiğimizde sahildeki lokantalarda;güneşte asılarak kurutulan meşhur ahtapot ızgarasını, buz gibi uzo eşliğinde mutlaka tadarak kendinizi ödüllendirin, muhteşem yapıyorlar, benden söylemesi.

PETRA
Molivos’dan güzel anılarla ayrılırken bu kez rotamızı adanın soluna yani kuzeybatısına doğru çeviriyoruz ve sahildeki plajları ile ünlü Petra’ya geliyoruz.Burada eski sanayi binalarını ve rıhtım hattı boyunca şirin sıralanan güzel ve bakımlı konaklı göreceksiniz. Ayrıca tepesinde bu güzel ve şirin köye adını veren Panagia Gylkofilousa Kilisesini tüm ihtişamı ile sizi selamlayacaktır. Petra sahilleri duşlu,kabinli ve deniz sporları yapılabilen geniş ve uzun bir plaj ile gelenlere adeta hoş geldin derken, rıhtım boyunca sıralanan ve hepsinin deniz manzarası olan,restoran ve barları soluklanmak ve yemek için ideal yerlerdir.

Sahil yolunu takip edersek bu yol bizi köyün güzel ve gölgeli meydanına götürür.Buradan da turistik mağazalarla dolu olan çarşı yoluna devam ederseniz,meydanın arkasında karşınıza mükemmel bir konak olan Vareltzidena çıkar. Neoklasik ve Yunan Mimarisinin kombinesi olan ve cumbaları ile Anadolu esintisi çağrıştıran,etkileyici bir taş işçiliğiyle yapılan bu güzel bina; Kuzey Yunanistan Konaklarını andırmaktadır.Buradan güzel anılarla ayrılıp,sahilden yolumuza devam ediyoruz. Bu sefer karşımıza adanın güzel sahilleri ile bilinen Anoksos çıkacaktır.Oradan içeriye doğru devam ediyoruz ve özgün mimarisi ile karşımıza çıkan Skoutaro, Filia, Skalalohori, Anemotia köylerini de gezdikten sonra,yolumuz üzerindeki Andissa’yı da gezdikten sonra, adanın batı ucundaki Sighri sahiline geliyoruz.

İnce kumlu ve ağaçlı güzel bir koy da bulunan Sigri’nin güneyi rüzgara kapalı olduğundan çok rahat bir şekilde denize girebilirsiniz.Yine de daha güzel bir denizi tercih edenler üç kilometre daha ileri giderlerse, büyük bir sahili olan Faneromeni’yi göreceklerdir. Sigri balıkçı köyüne gelmişken, Lesvos Fosil Parkı Fizik Tarihi Müzesini ve Osmanlı Kalesini gezmeden dönmeyin derim.