Gez Gör Yaz | Gezdim Gördüm Yazdım

Kanallar Şehri Venedik

Venedik (Venezia), karşılaştırmaların ötesinde bir kenttir.İngiliz şair Elizabeth Brovning’in ifade ettiği gibi ‘’Hiçbir  şey ona benzemez; hiçbir şey ona denk değildir;dünyada ikinci bir Venedik yoktur.’’Dünyanın bu güzel kenti Venedik,insanı nadiren hayal kırıklığına uğratır.
Yazar Herman Melville ‘’İyi bir günde başka bir büyük kentte olmaktansa; yağmurlu bir günde Venedik’te olmayı tercih ederim’’ demiştir.
Venedik Roma, Londra ya da Paris’e kıyaslanırsa yeni bir kent sayılır. Ancak buna rağmen zaman içinde bozulmamış çok az yeri kalmıştır. Büyük bir olasılıkla İsa döneminde az da olsa Lagün’e yerleşilmeye başlanmıştı. Mitolojiye göre de kentin kuruluşu 25 Mart 421 dir.

Venedik Gondol

Bayram tatilindeki uzun süreyi değerlendirmek amacıyla uzun zamandır görmek istediğim İtalya’nın  bu önemli tarihi ,turistik ve bir o kadar da ilginç şehrini gezmek için İstanbul’dan yağmurlu bir günde ayrıldım..Uçağımız üç saatlik bir uçuş sonunda Milano’nun Bergamo Havaalanına indi..Oradan bizi bekleyen otobüs ile iki buçuk saatlik bir yolculuktan sonra biraz yorgun ama, bir o kadar da yeni yerler görmenin heyecanı ile Venedik’teki otelimize geldik. Dört saatlik kısa bir uyku sonunda, yine otobüs ile erken bir saatte sisler altında yaptığımız bir yolculuk sonucunda Venedik’in kanallar bölgesine gitmek için iskeleye geldik. İtalyanların Vapuretto dedikleri su otobüsüne binip yarım saatlik  kısa bir yolculuktan sonra asıl gezeceğimiz bölgeye geldik. Neyse ki deniz yolculuğunda sis dağılmıştı ve iskeleden iner inmez Venedik’in ünlü San Marco Meydanı, pırıl pırıl tüm haşmetiyle karşımızda duruyordu.

Buyuk Kanal

Gezilecek Yerler

Piazza San Marco
Avrupa’daki en güzel resim atölyesi demiş Napolyon Venedik’in ünlü meydanı Piazza San Marco için.. Meydan,yalnızca kentin başlıca iki binasına (Basilica di San Marco ve Düklük Sarayına ) dekor yapmakla kalmayıp, tarihi cafe’lerin, Campanile’nin ve Correr Müzesinin de mekanıdır.

San Marco Meydanı

Bazilika di San Marco
Bu muhteşem kilisenin dışında batı avrupa’da yüzyılların mimari ve sanatsal birikimiyle zevkli ve zengin bir şekilde süslenmiş bir başka yapı düşünmek zordur. Muhteşem bir kilise çeşitlemesi olan bina, yaklaşık bin yıl aziz Markos’un mezarı,Venedik’in yöneticilerinin yani düklerin özel şapeli dünyanın en uzun süreli cumhuriyeti olan Venedik Devletinin gücünün, otoritesinin ve devamlılığının bir dayanak noktası ve başlıca simgesi olarak işlev görmüştür.

Palazzo Ducale
Düklük Sarayı bin yıl boyunca  sadece Venedik’in yönetici düklerini,gizli polisini  ve başlıca mahkemelerini değil,hapis hücrelerini,işkence odalarını ve kentin çok çeşitli idari kurumlarını da barındırmıştır.Dünyanın en güzel Gotik binalarından biri ola sarayın dışı,sütun,dört yaprak ve ince mermer işçiliğinin muhteşem bir karışımıdır.İçi,yaldız ve resimlerle kaplı bir odalar labirenti olduğu kadar, aralarında ünlü maceraperest  Casanova’nın da olduğu insanların hapsedildiği, bir dizi karanlık ve ürkütücü mahzen de içermektedir.

Campanile KulesiCampanile
Venedik’in 98.5 metrelik en yüksek binası olan Campanile Avrupa’nın en güzel manzarasını sunar. Kulenin 912 de ilk inşa edildiğinde üç ayrı işlevi vardı. Bazilika’nın Çan kulesi olarak işlev vermek, aşağıdaki limanı gözetlemek ve denizdeki gemiler için fener işlevi görmek.14 Temmuz1902’de yağmur, rüzgar gibi dış etkenler,tuzlu suyla çürüyen ve sürekli düşen yıldırımlarla temellerinin iyice  zayıflaması nedeniyle yıkıldı. İnşaatı on yıl süren yeni kule, ilk yapıldığından tam bin yıl sonra 25 nisan 1912 de (Aziz Markos Bayramında) eskisine tıpatıp benzeyen, ama aslından 600 ton daha hafif ve daha iyi desteklenmiş bugünkü kule yapılmıştır.

Museo Civico Correr
Meydanı üç tarafından saran arkadlı (altları kemer geçidi) binalar, bir zamanlar  Venedik’in Üst düzey bürokrasinin çalışma yeri olarak işlev gören Procuratie’dir.Bu binaların bir bölümünde,Venedik’in uzun tarihini çok güzel ve ilginç bir şekilde inceleme olanağı sunan sergileriyle Correr müzesi yer alır.

Torre dell’Orologio
Bazilika’nın solunda (kuzey) duran ve üzerinde Latince Atasözü ‘’Sadece mutlu saatleri sayarım’’yazan saat kulesi Torre dell’Orologio ilginç mimarisiyle göz doldurmaktadır.

Santa Maria della Salute
Kule gibi yükselen bu Rönesans kilisesi, Büyük Kanal’ın ağzında inşa edilmiş beyaz kubbeli devasa bina 350 yıldan beri kentin siluetinde önemli bir rol oynamıştır.

Santa Maria Glorisa dei Frari
Venedik’in San Marco Bazilikası’ndan sonra en önemli dini binasıdır.1250 tarihinde yapımına başlanan anıtsal boyutlardaki bu gotik kilise, Fransiskenler için inşa edilmiştir. Kilise, Frarsiskenlerin yoksulluk ve mütevazilik konusundaki ideallerine bütünüyle zıt, gereğinden fazla heykel ve tabloyla doludur.Burada İtalya’nın en önemli Rönesans tablolarından üçü yer almaktadır.

Canale Grande
Venedik’in  kalbinden adeta yılan gibi kıvrılarak ilerleyen Büyük Kanal’dan daha güzel bir kentsel  işlek bir cadde olamaz bence. Kanal üzerinde süzülerek yol alan Vapuretto’ları en iyi Ponte di Rialto yani Rialto Köprüsünden seyretmenin zevki bir başka güzeldir. Yine bu kanalda çok sayıda Gondol ve iskelelerini göreceksiniz.

Canale Grande

Burano Adası
Rengarenk evleri ve 15. yüzyıldan beri örülen dantelleri ile ünlü bu adada günümüzde satılan malzemelerin çoğu ithaldir, ancak hala adada kalan bir avuç yaşlı kadın meşhur ince Punta in aria ‘’ havada noktalar’’ı örmektedirler. Dükkanları gezdikçe; büyük bir sabırla yapılan enfes dantellere hayran kalacaksınız.

Murano Adası
Cam işçiliği ile ünlü olan  ada; adaların  en yakını ,en çirkini ama en ünlüsüdür. Roma döneminden beri adaya yerleşilmiş olsa da ,1291 de Venedik’teki cam ocaklarının ,yangına karşı bir önlem olarak taşınmasıyla gelişmesini sürdürmüştür. Günümüzde  cam eşya satan dükkanları ve cam müzesini mutlaka gezmelisiniz.

Yapmadan Dönmeyin

– San Marco Meydanını gezmeden,
– San Marco Bazilikasını gezmeden,
– Düklük Sarayını gezmeden ve balkonundan San Marco Meydanını seyretmeden,

Dükler Sarayı Genel Görünüm

– Campanile Kulesine çıkıp, 98,5 metreden San Marco Meydanını seyretmeden,
– Meydana çıkan ara sokakları dolaşmadan,
– Kanalların üzerindeki küçük köprülerden geçmeden,

Venedik Kanal

– Ara sokaklardaki küçük pizza dükkanlarında  sıcak şarap içerek pizza yemeden,
– Büyük Kanal’ın en iyi gözüktüğü Rialto Köprüsüne çıkmadan,
– Gondol ve Vapurettolara binip, kanal gezintisi yapmadan sakın dönmeyin.

Venedik Vapuretto

Hoşçakalın,sevgiyle kalın..Objektifiniz hiç kararmasın..