Gez Gör Yaz | Gezdim Gördüm Yazdım

Catania (Katanya)

Sicilya’nın, 800.000 ‘i aşan nüfusu ile ikinci büyük kenti olup,İtalya’nın da Napoli’den sonraki en büyük liman kentidir. Ayrıca şehir, UNESCO’nun  Dünya Miras Listesindedir. Özellikle belirtmek isterim ki çok genç nüfusa sahiptir çünkü öğrenci kentidir. Bu nedenle de hem gündüz hem gece hareketli bir kimliğe sahip olan bu tarihi şehirlere biz ”Yaşayan şehirler” başka bir tabirle ”Dişi Şehirler” diyoruz. Roma, Paris, Prag, İstanbul vs. gibi.

Catania (Katanya) Gezilecek Yerler

Via Etnea

Şehri gezmeye ilk olarak ”Via Etnea” Etna Caddesinden başlamak gerekir ki; bu cadde bizdeki Bağdat caddesi gibi çok sayıda dükkan ve cafelerin bulunduğu gece-gündüz hareketli uzun bir caddedir.

Başlangıç noktanız, geniş biraz da meyilli bir meydanda üstü açık olarak sergilenen antik Yunan Tiyatrosu kalıntıları, solunuzda ise Catania’da doğan Ünlü Besteci Bellini’nin heykelinin bulunduğu meydan olsun.

Duomo Meydanı ve Fil Çeşmesi

Buradan yaklaşık üç yüz metre sonra sizi Ünlü Mimar Vaccarini tarafından tasarlanan Duomo Meydanı, Belediye Binası, tüm haşmetiyle ünlü Saint Agata Katedrali ve Duomo Katedrali karşılayacaktır. Bu meydanda belki en az bu binalar kadar ünlü Fontana dell’Elefante ”Fil’in Çeşmesi” heykeli önünde fotoğraf çektirenlere rastlayacaksınız. Filin üzerindeki şal şeklindeki örtü herkesin dikkatini çekmekte olup, filin sırtında taşıdığı Mısır’dan getirilen dikilitaş Fil’in ve meydanın büyüsünü daha da arttırmaktadır.

Fil’in kısa hikayesine gelince, Vaccarini 1669 Catania depreminden sonra kalıntılar arasında dolaşırken siyah Lav taşından yapılmış bu fili görüyor, üzerine beyaz mermerden bir eyer yerleştiriyor, yine başka kalıntıda bulduğu Mısır’dan gelen obeliks sütunu da eyerin üstüne yerleştiriyor ve bu meşhur heykeli ortaya çıkarıyor. Daha sonra 1735 yılında bu meydanı düzenliyor ve aynı sene günümüzde de kullanılan  Belediye Binasını da yapıyor. Tüm İtalya genelindeki şehirlerdeki Belediye Binalarının çoğu böyle tarihi binalarda bulunuyor, elbette Catania Belediye Başkanı da bu binada halen görev yapmaktadır.

İki barok müthiş katedral, belediye binası ve Fil’li çeşmenin bulunduğu meydan, adeta şehrin kalbinin attığı nokta. (Bizim Taksim meydanı gibi ama sadece merkezi anlamda elbette yoksa bizim boş beton tarlası görünümündeki meydanımızda bırakın tarihi çeşmeleri, ağaç bile yok neyse kısa keselim:) )   

Amenano Çeşmesi

Meydanın biraz daha arkasında balık haline giden bölümde cafe’lerin bulunduğu yerde ise, güzel heykellerle süslü ”Acque L’amenano” adlı 1867 de Napoli’li Heykeltraş Tito Angelini tarafından Carrara ( Floransa yakınındaki meşhur mermer yatakları) mermerinden yapılan başka bir çeşmeye daha rastlayacaksınız.

Yerel halk arasındaki rivayetlere göre Büyük deprem sonrasında bir nehir belirmiş ve bu nehir suyu sonradan yapılan bu meydanın altından akarak bu çeşmeden yeryüzüne çıkıyormuş. En üstteki bereket tanrısının elindeki boynuzdan fışkıran su önce alttaki çanağı dolduruyor sonra da yuvarlak çanağın yanlarından ince şeffaf bir tül gibi akıyormuş. Bu yüzden Sicilya lehçesinde ”Acqua a linzolu” ( yatak çarşafı su ) diye adlandırılıyormuş. Çeşmenin kısa hikayesi de böyle.

Balık Pazarı

Bu çeşmenin yanındaki basamaklardan inerek ünlü balık haline doğru ilerliyoruz. Ada çevresinde yakalanan her çeşit balığı görebilirsiniz, en çok da dev kılıç balıkları bol miktarda olup iri istridyeler, yengeçler, midyeler, neşeli çığırtkan balıkçılar tarafından adeta görücüye çıkmaktadırlar.

Balık haline inmeden sağ yöne giderseniz büyükçe bir teras şeklindeki alanda taze balık ürünleri satan ayak üstü, yüksek masalarda taburelere oturarak yiyebileceğiniz biraz da salaş ancak sempatik balık restoranlarına rastlacaksınız. Mutlaka mola verin bu yerel lezzetlerin hepsini azar azar da olsa deneyin çok memnun kalacaksınız, biz de öyle yaptık. Üstelik de çok ucuza karnınızı doyuracaksınız. Dip not: Alkolsüz balık yemem diyenler için, bira da bol, beyaz şarap da bol, Afiyet olsun.

Balık halinin yanındaki geniş  kemerlerin altından geçerseniz, öğle sıcağında bile olsanız bol gölgeli serin, ağaçlıklı ve heykellerle süslü, küçük ancak şirin bir parka çıkaracaksınız. Yemek sonrası için güzel bir dinlenme alanı olan bu parktaki moladan sonra tekrar gezmeye devam edeceğiz.

Teatro Massimo Bellini – Opera Binası

Şimdi de, barok mimari şaheseri olan 1200 koltuklu ”Teatro Massimo Bellini” adlı Opera Binasını gezelim. Avrupa’nın sayısal ve akustik anlamda en iyi opera salonlarından biridir. Yine tüm İtalya’daki diğer sanat eserlerinin olduğu gibi güzel bir meydanda şık bir çeşmenin ve etrafında ise binanın muhteşemliğini bozmayan şekilde küçük ama şirin cafe’lerin olduğu bir yere inşa edilmiştir.  

Giardino Bellini Parkı

Az önce balık halinin yanındaki küçük parkta kısa bir mola vermiştik ya, aslında Catania’nın hatta Sicilya’nın en güzel parkını anlatmayı ve gezmeyi  Catania şehir gezisinin sonuna saklamıştım. 

Şehrin tüm eserlerini gezip gördükten sonra tam anlamıyla soluklanacağınız büyük bir parktan (70.942 m²alana sahip) söz ediyorum. Park yine Via Etnia caddesi üzerinde ( no: 292 ) bulunuyor, fakat az önce gezdiğimiz ana meydana biraz uzakta sayılır daha doğrusu gezmeye önce caddenin sonundan başlarsanız ilk bu park ile karşılaşacaksınız. ( Giardino Bellini ) Meyilli bir arazide bulunan ve insanı yormayan hafif rampalarla parkın içlerine, ana kalbine gidebiliyorsunuz. Çok sayıda heykellerle süslü bu peyzaj çalışması ustalıkla yapılan bu güzel parkın en tepesindeki düzlükte müthiş güzellikte çokgen (on ) köşeli, gövdesi zarif metal işçiliği, güzel aydınlatmalar ile süslü ve çatısı cam ile kaplı adeta sanat eseri olan dev bir Kameriye göreceksiniz. Mutlaka burada fotoğraf çekin, soluklanın, parkın aşağı tarafını da adeta kuşbakışı panoramik bir açıdan seyredin.

Catania (Katanya) Çevresi

Catania ve çevresinde çok gezilecek yerler var bunun için araba kiralamak daha mantıklı ya da merkez garajdan kalkan otobüslerle Etna Yanardağı gezisine veya Sicilya’nın en güzel tatil belgesi olan, ünü tüm dünyaya yayılan Avrupa ve Amerika jet sosyetesinin uğrak yeri Taormina’ya gidebilirsiniz. İlerleyen satırlarda bu iki önemli yeri sizlere detayları ile anlatacağım.

Sıradaki Şehir – Palermo

Şimdi rotamızı Adanın kuzey bölümüne çeviriyoruz ve burada ilk olarak Palermo’yu  merkez seçerek çevreyi gezeceğiz. Catania’dan Palermo’ya araba ile gitmenize gerek yok (250 km mesafe çünkü) en ideali tren yolculuğu. Yaklaşık üç saat sürüyor aynı zamanda keyifli de, hem yorulmuyorsunuz hem de tüm ovaları ve geniş manzaraları da görmüş oluyorsunuz. İki gece kalmayı planladığımız başkent Palermo’dan kiraladığımız araç ile adanın tüm kuzey ve kuzey batı, kuzey doğu sahillerini ve iç bölgelerini birlikte gezeceğiz.