Artık;Ayvalık çevresinde bulunan 22 adadan biri olan ünlü Cunda adasına gitmenin zamanı geldi derseniz;. sahilden kalkan motorlarla iyot kokusunu tüm ciğerlerinize çekerek ve deniz havası alarak, isterseniz kara yolu ile de Cunda’ya gidebilirsiniz.

Şimdiki ismini Kurtuluş savaşında düşmana ilk kurşunu atan Yarbay Ali Çetinkaya’dan almış olan, ancak halk arasında halen Yunanca’da ‘’mis kokulu ada ‘’anlamına gelen Cunda adeta bir açık hava müzesi konumundadır.Cunda sokakları; tarihe,mimarlığa ve fotoğrafa meraklı kişiler için doğal bir platodur.
Bu sokaklarda dolaştıkça Yunan mimarisinin izlerini taşıyan bu evlerin bazıları çok bakımsız olsa bile, bakımlı olanların karşısında hayranlıkla geçmişe dalacaksınız..
Yine adanın tepesine doğru yürüdükçe, halen restorasyonu yapılan adanın en eski ve ünlü Taksiyarhis kilisesinin (Kilisenin çanı Bergama Müzesindedir) şu andaki bakımsız hali bile sizi etkileyecektir.
Ada turunu bitirdikten sonra, Cunda adasının simgelerinden Taş Kahvede oturup, güneşin bakır renkli mızraklar gibi kızararak tepelerin ardından batışını; ünlü Ayvalık tostu eşliğinde demli bir çay içerek izlemek de çok keyiflidir…Üstüne de, Yaşar ustanın lokmasından yemeyi de sakın unutmayın.

Bir başka yazıda görüşmek üzere…