
Arabamızı sahile yakın bir otoparka çektikten sonra sahil boyunca gezmeye başladık. 70.000 nüfuslu bu ufak sahil kasabası uzun bir sahil bandına sahip olup,denize girme imkanı da sağlıyor.

Yine diğer kentlerde olduğu gibi pastel renklerle boyalı evlerin sahil boyunca sıralandığını görüyoruz. Ara sokakları gezmeye başlayınca tarihi binaların kiliselerin karşımıza çıktığını görüyorduk.

Yine Corso Vittorio Emmanuele caddesinde gördüğümüz cephelerinde Barok süslemelerin kullanıldığı Tripani Katedrali muhteşem güzellikteydi ve Gül penceresi ile ara sokakta keşfedilmeyi bekleyen kilisesi de harikaydı.

Aynı cadde de bulunan iki katlı ancak şirin Postane binası ve ikinci kattaki balkonların arasında bulunan saati muhteşemdi.

Biraz ilerde şık bir cafe’ye rastlayınca mola verelim dedik ve bu kez de Sicilya’lıların çok sevdiği ekmek arası yenilen dondurmasından (Brioche Con Gelato) yedik.

Doğrusunu söylemek gelirse biraz bizim damak tadımıza ters gelse de, dondurması ekmekten daha cazip geldi öğlen sıcağında.

Bugünkü turumuzun en son şehri olan Marsala’ya doğru yola çıkmak için hava kararmadan Trapani’den ayrıldık.
